|
Nerede Durabilirsiniz?
Bir yayaya çarptığınızda hızınız 70
kilometre ise o yayanın hayatta kalma şansı neredeyse
hiç yoktur.
120 kilometreyle giderken aniden durmaya
karar verseniz, bir futbol sahası uzunluğunda mesafeye
ihtiyacınız olur.
Ahmet Utlu www.provapark.com
Ortada risk yok gibi görünür. Arabanız
120 ile yağ gibi kayıp gitmektedir. Yol boştur. Radyoda
güzel bir müzik çalmaktadır. Her şey kontrolünüz altındadır.
Ancak, otomobil kullanırken çevrede olup bitenler sadece
sizin algıladıklarınızla sınırlı değildir. Tehlike
her zaman etrafınızdadır. Her 100 kilometrelik mesafede
o tehlikeye defalarca teğet geçersiniz. Tehlikenin
yakınlığını ve büyüklüğünü zamanında ve doğru algılamanın
yolu "hız ve mesafe" denkleminde gizlidir.
Hangi hızla giderken nerede durulabileceğini anlatmanın
güzel yolu, hepimizin bildiği ölçülerden yola çıkmaktır.
Bir futbol sahası örneği üzerinden
düşünelim:
Saatte 120 kilometre ile giderken,
önünüzde bir futbol sahası olduğunu düşünün. İçinden
geçip gideceksiniz… Sahanın başına geldiğinizde karşı
kalenin çizgisinde bir tehlike belirdiğini varsayın.
Bu, yola doğru yürüyen bir yaya, karşıya geçmeye
niyetlenen bir traktör veya yola çıkan bir kamyon
olsun.
Bu tehlikeyi beyninizin algılaması
ve ayağınızı gaz pedalından çekerek fren pedalına koymanız
sırasında (Dikkat! Daha fren pedalına dokunmadınız)
31 metre ilerlemiş olursunuz. Gazdan ayağınızı çektiğiniz
için araba yavaşlamaya başlar ama siz 94'üncü metreye
gelmiş olursunuz.
Fren pedalına doğru basıncı uyguladığınızı,
frenlerinizin, lastiklerinizin, asfaltın ve diğer
etkenlerin eksiksiz olduğunu varsaysak bile tamamen
durabileceğiniz mesafe 119'uncu metredir. Yani karşı
kaleye ulaşmış olursunuz. Ya da kamyonun altına girersiniz.
90 kilometre hızla gidiyor olsaydınız, aynı tehlike
karşısında şartlar çok değişirdi. Algılama mesafeniz
çok daha kısalırdı. Fren mesafeniz 53 metreye düşerdi,
72'inci metrede de durmuş olurdunuz.
Trafik kazalarının yüzde 98’i hatalı
insan davranışlarından kaynaklanır. Hatalı davranışları
doğru yönde değiştirmek de ancak risklerle ilgili farkındalık
yaratabilmekle mümkündür. Bunun yolu eğitimden geçer.
Yetişkinler ve çocuklar için eğitim, trafikteki risklerin
algılanması için tek yoldur.
Türkiye’de trafik kazalarında neredeyse
saatte 1 ölü, 30 yaralı ve yaklaşık 8-10 milyar dolar
mertebesinde yıllık maddi kayıplar meydana gelmektedir.
Artık herkesin üzerine düşeni yapma vakti gelmiştir.
Trafikteki riskler konusunda üzerine
düşeni yapmaya kararlı BP ve Isuzu da geçtiğimiz günlerde
Antalya’da
bir araya geldiler. Madeni yağ pazarındaki gelişmelerin
ve iki şirket arasındaki güçlü iş birliğinin değerlendirildiği
bu üç günlük toplantıda, trafikteki riskler de gündemdeydi.
Trafiğe kapalı özel bir pistte kurulan simülatörler
ile “Emniyet Kemeri”, “Çarpışmanın Dinamiği”, “Frenaj”,
“Viraj ve ıslak zemin” gibi konularda eğitimler düzenlendi.
Katılımcılar, kaza ve kazanın etkilerini kullandıkları
simülatörler ile yaşayarak öğrenme fırsatı buldular.
|